Yükselen değer (!) “Authenticity ” (Sahicilik) | Bielog | Bersay İletişim Platformu Blogu

Yükselen değer (!) “Authenticity ” (Sahicilik)

27 Temmuz 2010 - Yazar: Nuray Saglam - Kategori: Genel, Manşet

Nuray Sağlam

 

Yükselen değer (!) “ Authenticity ” (Sahicilik)

Doğduğumuzdan bu yana önermelerle şekilleniriz. Düşünce ve değerler sistemimize yeni bir ifadeyle katkıda bulunmak istiyorum: “Sahici olan lider olur, liderler sahici olur!”
 
Peter Firestein, “Crises of Character”  adlı kitabında;  kurumların itibarlarını oluşturmalarında yedi farklı strateji öneriyor. İlk önerisinde “Öz değerlerin oluşturulmasıyla itibar gelir” diyor ve bu değerler sisteminde ilk sırayı “Sahicilik” (Authentic) özelliğine veriyor. En büyük sorumluluğu da liderlere yüklüyor. Hindistan’ın özgürlüğü için İngilizlerle mücadele eden Gandhi’den alıntı bir olay, sahici bir lideri çok net ifade ediyor: “Şeker hastası olan çocuğu ile Hindistan’ın bir ucundan Gandhi’yi ziyarete bir kadın gelir. Gandhi’den çocuğa ‘şeker yememesini’ söylemesini ister. Gandhi’de ‘şimdi köyünüze gidin altı hafta sonra gelin’ der. Anne ve çocuk altı hafta sonra zorlu bir yolculuktan sonra Gandhi’nin karşısına tekrar çıkarlar. Gandhi çocuğa ‘şeker yeme’ diye bağırır. Çocuğun annesi bu duruma şaşırır. Gandhi ise durumu; ‘altı hafta önce ben kendim şeker yiyordum’ diyerek açıklar.

Gandhi’den aldığımız ders ile; liderin tasarladığı değişikliğin öncelikle kendisinin o değişikliği uygulaması gerektiği anlatılıyor. Gandhi gibi çağdaş liderler kontrolle yönetmezler; vizyon ve inançla ve attıkları her adımın sonuçlarının sorumluluğunu alarak liderlik ederler.

Hakiki bir lider olmayı iddia etmek sorumluluk gerektirir.

 

Bizim kütüphanemizde yok yok. Bersay İletişim Enstitüsü Kütüphanesinin sorumlusu arkadaşımız Emine Kavuncu’ya,  “Authenticity” (Sahicilik, Orijinallik, vs) hakkında makale yazıyorum” dedim ve kendisi bana farklı kaynaklar önerdi. Teşekkür ediyorum arkadaşıma…

Authenticity ne demek?

Türkçe karşılık olarak birkaç alternatif karşıma çıkıyor; sahicilik, samimiyet, orijinallik, hakiki olma ve gerçeklik.  Nick Morgan, “Trust Me”(Güven Bana) adlı kitabında, “Gerçekten bize açık olduğunu hissettiğimizde insanlar sahicidirler. Bu aslında niyetin ve amacın açıklığıyla ve aynı zamanda eylemlerinin tutarlılığıyla ilgilidir. Bize göre sahici insanlar önemli bir zaman süresince gündemlerinde değişiklik yapmazlar. Daha şık bir deyişle, insanların sahici olduklarına bize kalplerini açtıklarında inanırız.” diye ifade ediyor. Morgan okuyucusuna, “Ben size sahici olun dersem; endişeli, sıkıntlı ve korku içinde davranışlar sergilersiniz” diye tavsiyede bulunuyor.

“Gerçek görünen liderler isteriz” diyen Nick Morgen ₃ ayrıca;  “Günümüz bilişim çağında sahicilikle spontone olmanın hiçbir alakası yoktur. Sahici bir lider olmak çok zordur ve bunun için iletişimi bilmek ve bolca pratik yapmak gerekir” diyerek öğrenilebilir bir özellik olduğunu vurguluyor. Morgan bu özelliği elde etmede dört temel adım belirtiyor: Açık olmak, Bağlantı kurmak, İhtiraslı olmak ve Dinlemek. Bunun dördünü de hakkıyla yapan sahici ve karizmatik bir lider olur diyen Morgan’ın tanımına bana göre en uygun lider Atatürk’tür.

Kitapçıların her geçen gün genişleyen  “kişisel gelişim” raflarında geçtiğimiz Mayıs aynında yerini alan Unvansız Lider’i okurken “Authenticity”nin karşıma çıkması herhalde tesadüf değil diye düşünüyorum. Böyle bir makale yazarken “yaptığın iş ne olursa olsun lider ol” diyen modern-soft felsefe roman yazarı Robin Sharma (Bu benim tanımlamam)  son eseri olan “Unvansız Lider”de₄  hayatın her alanında sahicilikten bahsediyor. “Güvenilir olmak hiç bu kadar önemli olmamıştı. Başkalarının saygı duyduğu insan olmak daha önce hiç bu kadar önemli olmamıştı. İş arkadaşlarına ve müşterilerine verilen sözü tutmak hiç bu kadar önemli olmamıştı. Ve daha önce gerçek biri olmak hiç bu kadar önemli olmamıştı.” diyerek “sahiciğin” günümüzde aranılan bir özelliklerden biri olduğunun altını çiziyor. Öte yandan;  “Tıpkı diğerleri gibi olmaya zorlayan toplumsal baskılar nedeniyle orijinalliği sergilemek hiç bu kadar zor da olmamıştı. Medya, akranlarımız ve çevremizdeki dünya aman vermeden kendi değerlerimizi değil de onların değerlerini yaşamamız için mesajlar yolluyor. Ama liderlik diğerlerinin gürültülü seslerine kulaklarını kapatıp kendi içindeki görev çağrısını işitmek demektir. İşte orijinallik (Kitabın çevirisinde “Authenticity”, “orijinallik” olarak çevrilmiş) böyle bir şeydir.” şeklinde tanımlayarak, elde edilmesi zor ama elde edildiğinde farklılık yaratarak bir adım öne geçilebilecek bir özellik olduğunun altını çiziyor.

Sonuç olarak; kurumlar ve kişiler ne yaparsa yapsınlar sahici olmalılar. Öz değerlerini ve hedeflerini belirlerken kendileri gibi olmaya dikkat etmelidirler. Son dönemin en büyük krizini yaşayan BP gibi yıllarca “ben çevreciyim” demekle çevreci olunmadağına herkes şahit oldu. Bunun bir dönüm noktası olduğunu varsayarsak; artık her kurum ve kişi öz değerlerine bağlı iş planı yapmalıdır ve kısa dönemli avantajların büyüsüne kapılmamalıdır.  Yükselen değer olarak gördüğümüz sahicilik acaba hangi sektör veya sektörleri daha çok etkiler diye düşünmeden edemiyorum. Değerlendirmeyi önümüzdeki araştırma ve makalelere bırakıyor ve Mevlana ile bitiriyorum…

Ya olduğun gibi görün,
Ya da göründüğün gibi ol.

                                               Mevlana (MS. 13. yy)

Yazarın Diğer Yazıları 60

Yorumlar

  • Aslında özellikle kan bağışı konusunda oldukça duyarlı bir milletiz diye düşünüyorum. Ancak kemik iliği konusu farklı. Bu konu pek bilinen bir konu değil; nerede ve nasıl verileceği ya da mesela veren kişiye olumsuz bir tesiri olup olmaması gibi detaylar bilinmiyor. Bunlarla ilgili daha fazla bilgilendirme, daha fazla insanı kolayca harekete geçirebilir. (Bu arada yazınız vesilesiyle bu konuyu araştırmaya başlıyorum. Maybe it’s a sign :)

    Murat Akçiçek / 07 Haziran 2010, 16:45

Yorum Yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Etiket Bulutu

Bu blog Bersay İletişim Platformu ürünüdür. Tüm hakları saklıdır. İçerikten yazarları sorumludur. Yazarın adı bildirilerek, ve yazıya link verilerek bir paragrafı aşmayacak şekilde alıntı yapılabilir. Herhangi bir yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. © 2000 - 2009

Altyapı: Wordpress
Tasarım/Uygulama: Urbsz | Urban Interactive