Yeni Normal’de “yaratıcı sınıf” nereye uçacak?
Etiketler: The Flight of Creative Class, Yeni Normal
Süheyla Akbulut
Yeni Normal’de “yaratıcı sınıf” nereye uçacak?
Richard Florida’nın, Türkçesi 2010 sonbaharında okurlarıyla buluşacak kitabı The Flight of Creative Class yani “Yaratıcı sınıf uçuyor”u paylaşmak istedim sizlerle. Türkçeye Kapital Yayınları’nın kazandıracağı kitabı, Yeni Normal üzerine yazdığım yazıların okurlarından Mesut Varlık, “son yazdığınız konuları tamamlayacak bir kitap olduğunu düşünüyorum” yorumu ile tavsiye etti. Tavsiyesi’nin ne kadar yerinde olduğunu okudukça anladım. Mesut Varlık, kitabın Türçeye çevirisini yapan editör aynı zamanda.
The Flight of Creative Class’ın sizlerin de ilgisini çekeceğini düşünmemin nedeni şu: Yazar Richard Florida, bence ilginç bir noktayı yakalayarak dünyanın yetenekli ve yaratıcı insanlarına açıklığının, Amerikan ekonomik rekabetinin gizli silahı olduğunu tartışmaya açıyor. Florida, bizi bekleyen gelecek dönemdeki “nitelikli insan arayışında vatandaş kavramının” aranmasının yaratacağı soruna dikkat çekerken, bu sorunun temelinde yatan unsurun “Amerikalı yeteneklerin başka ülkelere gitmesi değildir” diyor. Florida’ya göre bu diğer ülkeleri, yeni dünya düzeni yani bir başka ifade ile “Yeni Normal” dönemde rekabetçi manzaranın değişmesine neden olacak şekilde, küresel yetenek havuzundan daha fazla talep etmeyi arttıracağına dikkat çekerek “Günümüz küresel ekonomisinde, bu yeteneği edinen ve elinde tutan yerler kazanacak ve bundan sonra da kaybetmeyecekler” diyerek son dönemde tartışılmaya başlanan bir noktanın altını çiziyor.
Yeni Normal’in 150 Milyonluk değeri
Rekabetçi ülkelerin her birinin küresel yetenek havuzundan paylaşımlarını yüzde 5 ya da 10 oranında arttırmasının bile dengeleri değiştirebileceğini ifade eden Florida kitabında, dünyanın yaratıcı yeteneklerinin sadece bir bölümünün (dünya çapında yaratıcı sınıfın yaklaşık 150 milyon üyesi olduğunu ifade ediyor) enerjisini harekete geçiren sistemden bugün ortaya çıkan bolluğa bir bakmamızı istiyor. Florida, sonrasında ise daha milyarlarcasının yaratıcılığını harekete geçiren ve kullanan sistemden gelecek ekonomik büyüme ve gelişme olasılıklarını düşünmeye davet etiği The Flight of Creative Class’ta görüşlerini şöyle özetliyor:
“Bu, gelecekte yüzleşeceğimiz gerçek görevimizdir. Bu, Yaratıcı Çağ’ın gerçek vaadidir. Bizlerden daha birçoğunun yaratıcılığı serbest bırakıp harekete geçirecek yeni kurumlar kurmak. Tarihte ilk kez, daha ileri ekonomik gelişme, gerçek anlamda, birleşik insani yaratıcı kabiliyetlerimizin daha ileri gelişmesine bağlı. Zamanımızın büyük meydan okuması —ve büyük umudu— burada yatıyor.
Florida’nın kitabında yer verdiği aksi yöndeki görüşlere yanıtında ise şu noktaya vurgu yapıyor: “Başkalarının gözden kaçırdığı etkin bir karşı-güç de var. Bu, uzmanlar denilen yoğunlaşmanın ya da “kümelenme”nin gücüdür. Yalnızca firmaların ve sanayilerin kümelenmesi değil. Daha da önemlisi, insan yaratıcılığının ve yeteneğinin kümelenmesi. Bu, zeki ve yetenekli insanların bir yerde biraraya gelmesiyle oluşan etkin ekonomik kazançtı” diyerek ekliyor: “Jane Jacobs bunu, kırk yıl kadar önce, büyük şehirleri ve kentleri canlandıran asıl güç olarak tanımlamıştı.”
Kitapta görüşlerine yer verilen Nobel Ödülü sahibi ekonomist Robert Lucas ise, bu durumu insanların biraraya gelip kümelenmesinden meydana gelen üretkenlik ve yenilik kazancı olarak “insan sermayesi dışsallığı” diye nitelendiriyor. Lucas’a göre bu, bütün ekonomik gelişimin ve büyümenin temel gücüdür. “Kim Manhattan’da ya da aşağısındaki Chicago’da kira öder ki” diyor Lucas, “eğer etraftaki insanlar yoksa?”
ABD’nin Sırrı: IQ Mıknatısı
Florida, The Flight of Creative Class’ta ekonomik büyümenin ve rekabetin anahtarının aslında temel bir etkenin etrafında döndüğünü, bunun da küresel ölçekte yetenek hareketi olduğunu ifade ediyor. İnsanlık tarihinin en büyük göçlerinden birine şahitlik ettiğimizi vurgulayan Florida, yetenekli, yenilikçi ve girişimci insanların, dünyanın yirmi ya da yirmi beş dev-bölgesinde yoğunlaştığına dikkat çekiyor.
Florida, tespitlerini desteklemek için verdiği örnekte ise ABD’yi dünya ekonomilerini yöneten liderliğe taşıyan süreci gösteriyor: “Amerika her zaman için gerçek rekabet avantajına sahip olmuştur. Bu avantajı sağlayan ise sahip olduğumuz hammadde, toprak ya da teknoloji değildir. Evet bunlar büyük fabrikalarımız oluşmasına, iş etiğimiz, ilerlememize yardımcı oldu ama aslında bunu sağlayan Bill Gates’in “IQ mıknatısı” dediği şekilde hareket etmemizi sağlayan muhteşem bölgelerimizin güçleriyle eşlik ettikleri (San Francisco’dan ve Los Angeles’tan Chicago’ya ve New York’a, Seattle’a, Boston’a, Austin’e ve Washington D.C.’ye kadar) dünyanın en açık ülkesi olmamızdır” diyerek beyin göçlerine sınır getirilmesinin yaratabileceği sorunlara dikkat çekiyor.
Florida, bu politika ile bugüne kadar dünyanın her yerinden en iyileri, en parlakları, en çok çalışanları, en girişimci olanları kendilerine çektiklerine dikkat çekiyor:
“Açıklığımız sayesinde, dünyanın en uzun dikenlerini ortaya çıkardık. Ve bunu, yeniliğimize güç veren ve ekonomik büyümemize yön veren göçmen peyzaj mimarından, parlak bir genç öğrenciye, sorumluluk sahibi bilimadamlarına, yabancı girişimcilere ve risk sermayedarlarına kadar her yerde görebilirsiniz.
Silikon Vadisi’nin risk semayedarı John Doerr’ın şu anlamlı sözlerini neden anlamazdan geliyoruz?: Önde gelen bütün mühendislik okullarımızın yabancı öğrencilerinin diplomalarına birer Green Card zımbalamalıyız. Aynı zamanda, diğer uluslar ve özellikle onların bazı bölgeleri, bizim miyopluğumuzun avantajından faydalanmaya çalışıyor. Bizim uzak durduğumuz bir yeteneği kendilerine çekmek ve tutmak için çok çalışıyorlar.
Yaratıcı Çağ’ın Büyük Umudu
Florida tezini güçlendirmek için Kanada, Birleşik Krallık, Avustralya, Yeni Zelanda ve İskandinavya’nın geri kalanı, yabancı-kökenli üniversite öğrencilerini, bilimadamlarını ve girişimcileri cezbetme çabalarını giderek arttırdığına dikkat çekiyor. Florida, bu konudaki düşüncelerini ise şöyle ifade ediyor:
Burada bir meydan okuma daha var ki bu, ülkenin ve ileri dünya yönetiminin kendi vahimlikleri içerisinde ihmal etmelerinden korkuyorum. Kendi araçlarına terk ederek, yüksek derecede Yaratıcı Ekonomi, dünya ölçeğinde yoğunlaşmış ve düzensiz bir gelişme ortaya çıkarıyor. Bu yolda devam ettiğimizde karşımıza, bolluğun bölgesel yoğunlaşması, ekonomik eşitsizlik dağı, yükselen sınıf ayrımları ve muhtemelen kötüleşen siyasal gerilim, ülkelerde ve küresel ölçekte huzursuzluk çıkacaktır. Bunun sosyal adalete etkilerini aklınıza dahi getirmeyin. Koca bir insani yaratıcılık ve yetenek israfı olacaktır; saf ve basit.
Dünyanın yaratıcı yeteneğinin, ama bir bölümünün —dünya çapında yaratıcı sınıfın yaklaşık 150 milyon üyesi— yeteneğinin enerjisini harekete geçiren sistemden bugün ortaya çıkardığımız bolluğa bir bakın. Daha milyarlarcasının yaratıcılığını harekete geçiren ve kullanan sistemden gelecek ekonomik büyüme ve gelişme olasılıklarını düşünün.
Bu, gelecekte yüzleşeceğimiz gerçek görevimizdir. Bu, Yaratıcı Çağ’ın gerçek vaadidir. Bizlerden daha birçoğunun yaratıcılığı serbest bırakıp harekete geçirecek yeni kurumlar kurmak. Tarihte ilk kez, daha ileri ekonomik gelişme, gerçek anlamda, birleşik insani yaratıcı kabiliyetlerimizin daha ileri gelişmesine bağlı. Zamanımızın büyük meydan okuması —ve büyük umudu— burada yatıyor.
Uzun yıllardır beyin göçünden muzdarip bir ülke olarak, Türkiye’deki özellikle iş dünyasının bu kitaba ilgi göstereceğini düşünüyorum. Türkiye’de yaratıcı sınıfı uçuşa geçirmenin yolları konusunda adımlar atmak için bir başlangıç vuruşu neden olmasın…
Yazarın Diğer Yazıları 18
- Yeni Normal’de “yaratıcı sınıf” nereye uçacak?
- Yeni Dünya Düzeninin İletişim Modeli
- “Eski bir haritayı kullanarak yeni bir diyarı bulamazsınız”*
- Yeni Normal’de Narsist Yönetici Olmak… 2
- Yeni Normal Dönem’de Narsist Yönetici Olmak… (1)
- PR’da iyi bir medyacı olmak için… (2)
- PR’da İyi Bir Medya Uzmanı Olmak İçin…1
Yorumlar
Etiket Bulutu
Videolog
Arama
Videolog
Kategoriler
- Araştırma/ Makaleler (9)
- Eğitim-Estetik-Eğlence (121)
- Etkinlikler (42)
- Filmler (39)
- Kitaplar (40)
- Genel (279)
- Manşet (210)
- Söyleşiler (8)
- Takvim (207)
- Videolog (16)
- Konferanslar (16)











Ellerine sağlık. Evet, empati meselesi her alanda önemli. Ama burada daha da önemli…