Sivil Toplum – Sivil Toplum Kuruluşları | Bielog | Bersay İletişim Platformu Blogu

Sivil Toplum – Sivil Toplum Kuruluşları

25 Ağustos 2010 - Yazar: Deniz Saydam - Kategori: Genel, Manşet
Etiketler: ,

Deniz Saydam

Sivil Toplum – Sivil Toplum Kuruluşları

İlk ifadelerini Aristoteles’in kullandığı, Latince’ye “Societas civilis” olarak çevrilen, “politike koinonia” ibaresinde bulan sivil toplum daha sonra Hobbes’un Leviathan’ın da ve Locke’un sivil toplum teorisinde ortaya çıkmıştır.[1]  Bu döneme kadar doğa haline zıtlığı ile ele alınan sivil toplum, daha sonra devletten büyük ölçüde ayrılarak, karmaşık bir sosyal düzen olarak ele alınmaya başlanmıştır.

Bugünkü anlamıyla ise hala muğlaklıklar barındırsa da; sivil toplum, devletin idarî teşkilatlanmasının dışında, özerk, gönüllü, bir hukuk düzenine tabi olmakla birlikte kendi iç düzenini kendisi belirleyen, toplumsal yaşamın organize bir bölümü olarak tanımlanabilmektedir.

Demokratik toplumların çok önemli bir parçası olarak kabul edilen sivil toplum, Diamond’a göre kendi kendini yaratan ve kendi ayakları üzerinde duran, devletten özerk örgütlü toplumsal yaşam alanını ifade etmektedir.[2] Ancak Aristo’dan başlayarak günümüze kadar üzerinde sıklıkla konuşulan sivil topluma dair mutabık kalınmış bir tanımın olmaması sivil toplumun sınırlarının ve özerklik alanının nerede başlayıp, nerede bittiğine dair ortak bir payda da buluşulamamasından kaynaklanmaktadır.

Sivil toplumdan bahsedilirken, sivil toplumu oluşturan parçalar olma özelliğine sahip sivil toplum örgütlerinden de bahsetmek gerekmektedir. Devlet aygıtından bağımsız olan ve devlet politikalarını etkilemeye ve değiştirmeye çalışan kar amacı gütmeyen örgütler olan sivil toplum örgütleri Avrupa Birliği tarafından örgütlenmiş vatandaşların yaşadıkları ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınmasına, sivil toplum düzenine doğrudan katkıda bulunarak katılımcı demokrasinin oluşturulması ve sürdürülmesi açısından (kimi zaman devletten de fazla) yaşamsal bir rol üstlenen kurumlar olarak tanımlanmaktadır.[3]

Günümüz toplumlarında, bireyselliğin ön plana çıkması, geleneksel toplumlardaki dayanışmanın ortadan kalkmasıyla beraber toplumsal beklentilere yanıt veremeyen temsili demokrasilerde daha da önemli bir görev üstlenmeye başlayan sivil toplum örgütleri ortak amacı gerçekleştirmeye yönelik farklı çözüm yolları öneren bireyleri biraraya getirmektedir. Sivil toplum kuruluşları, dernekler, kökleri Selçuklu’ya dayanan çok eski bir kurum olan vakıflar ve Sanayi Devrimi ile ortaya çıkan sendikalardan oluşmaktadır.

Üçüncü sektör olarak nitelenen, devletin uygulamalarından ortaya çıkan olumsuzlukların ve pazar ekonomisi içerisinde rekabet eden firmaların neden oldukları sorunların önlenmesinde tampon rolü oynayan STK’larda yaşanan etkililik ve verimlilik sorunlarına ilişkin olarak CIVICUS ile  TÜSEV’in (Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı) birlikte yürüttükleri ve 2006 yılında  açıkladıkları Uluslararası Sivil Toplum Endeksi Türkiye Ülke Raporu, ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarının mevcut zayıflıklarını altı başlık altında özetlemektedir.

Bu rapora göre; üyelik oranının çok düşük olması, kurumsal kapasitelerinin düşük olması, STK’lar arası iletişim ve işbirliklerinin düşük seviyede olması, STK’lara yönelik güven eksikliği, devlet-sivil toplum ilişkilerinin istenen seviyeye gelmemiş olması ve STK’ların yönetim konusundaki yetersizlikleri zayıflıkları oluşturmaktadır.[4] Sivil toplum örgütleri bünyesinde planlanıp, yürütülen halkla ilişkiler çalışmalarından bahsetmeden önce mevcut zayıflıkların tanımlanmasında büyük resmi görmek adına fayda bulunmaktadır.

Sonuç olarak ideal olarak egemen piyasa değerlerine karşı dengeleyici bir rol oynaması beklenen STK’ların tarihsel mirasta önemli bir payı olduğu gözlemlenmektedir. Gücünü kavramsal kökünden, işlevinden ve normatif yapısından aldığı düşünülen sivil toplum örgütlerinin toplum içindeki rolü dönem dönem niteliksel olarak değişse de özünde her zaman  “benzersiz değer önermesini” koruduğu görülmektedir.


[1] Aristoteles,  (2000). Politika, Çev. Mete Tunçay, İstanbul: Remzi Kitabevi.

[2] Diamond, L. (1994). “Rethinking Civil Society Towards Demokratic Consolidation”, Journal of Democracy, Temmuz, Sayı 5.

[3] Keyman, F. (2004). Türkiye’de ve Avrupa’da Sivil Toplum,

http://stk.bilgi.edu.tr/docs/keyman_std_3.pdf

[4] Uluslararası Sivil Toplum Endeksi Türkiye Ülke Raporu ( 2006). http://www.step.org.tr/default.asp

Yazarın Diğer Yazıları 11

Yorum Yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Etiket Bulutu

Bu blog Bersay İletişim Platformu ürünüdür. Tüm hakları saklıdır. İçerikten yazarları sorumludur. Yazarın adı bildirilerek, ve yazıya link verilerek bir paragrafı aşmayacak şekilde alıntı yapılabilir. Herhangi bir yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. © 2000 - 2009

Altyapı: Wordpress
Tasarım/Uygulama: Urbsz | Urban Interactive