İletişimde Propaganda (1)
Etiketler: farklılaşma, hedef kitle, mesaj, Propaganda, siyasal iletişim, tek yönlü iletişim
ARIN SAYDAM
İletişim bilimcilerine göre propaganda iletişim ve toplumsal etkileşim süreci içerisinde oluşur. Kanaatlerin oluşmasını belirleyen ya da etkileyen temel unsurlar bireylerin gördükleri, işittikleri veya okudukları şeylerdir. Bir gösteri seyretmek, bir siyasal konuşmayı dinlemek ya da oy kullanmak bir kanaatin oluşmasını, ifadelendirilmesini ve yönlendirilmesini sağlayabilir.[1] Burada her ne kadar siyasal iletişimden söz edilse de, propaganda etkin ve etkileyici bir iletişim yönetimi olarak diğer alanlarda da kullanılmaktadır.
“Bu anlamda propaganda etkileyici iletişimdir. Yani, bir kaynaktan bir hedefe yöneltilen, tutum ve davranışı değiştirme amacını taşıyan tek yönlü iletişim söz konusudur. Aslında, etkileyici iletişim, propagandadan daha geniş bir kavramdır ve her türlü etki amacını içerir. Propaganda ise günlük konuşmalarda daha ziyade olumsuz bir anlam taşımakta ve genellikle kamuoyunu kandırmak ya da saptırmak şeklinde kullanılmaktadır. Bununla birlikte, günümüzde, değer yargılarından arınmış olarak, propaganda etkileyici iletişimle eş anlamda kullanılmaktadır. Dolayısıyla, kişi ya da grupların fikir, kanaat ya da davranışlarını etkileme amacına yönelik iletişim olarak tanımlanabilir.”[2]
Bir başka görüş de günümüzde propagandanın artık kandırmak ve saptırmak üzerine kurulamayacağını desteklemektedir:
“Propagandanın kanıtı olarak addedebileceğimiz şey, sunumun ardındaki niyettir. Biçim, yöntem ve içerik unsurları birbirine bağlı da olsa, gözlemlerimiz, iletişimin içeriğine yönelik olmalıdır. Bu içerik unsurları, doğru-yanlış, iyiniyet-manipülasyon, tarafsızlık-partizanlık gibi kavramlardan oluşur. Propaganda, hedef kitlelerin ihtiyaçlarına ve ait olma duygularına hitap eder; bireyin güçlü ve zayıf yanlarını kestirebilme yeteneğine dayanır. Fakat verilen bilgiler, minimum düzeyde de olsa doğruluk taşımıyorsa, propaganda güvenilirliğini yitirir.”[3]
İletişim araçlarının çeşitlenmesi, “pazarlanacak” fikir, ürün ve hizmetlerin çoğalması ve rekabet ortamında farklılaşma sağlaması nedeniyle hedef kitlelere çok sayıda mesaj iletilmektedir. Bu mesajlar arasından hedef kitlenin seçim yapabilmesi zorlaşmaya başlamıştır. Bunun için yukarıdaki görüşteki gibi duygusal olarak hedef kitle ile buluşmak gerekmektedir. Ayrıca, en ufak bir yalan ya da yanlış bilgi böylesi demokratik bir ortamda –seçme özgürlüğü varsayıldığında- hedef kitleyi başka bir hedefe yönlendirebilmektedir.
[1] Kimbell Young, Social Psychology, New York, Alfred A. Knopf, 1945, s.432-35, Akt. Arsev Bektaş, Kamuoyu, İletişim ve Demokrasi, İstanbul: Bağlam Yayınları, 3. Basım, 2007, s.179
[2] Arsev Bektaş, a.g.e, s.179-180
[3] Mahmut Oktay, Politikada Halkla İlişkiler, İstanbul: Derin Yayınları, 2002, s.92
Yazarın Diğer Yazıları 13
Etiket Bulutu
Videolog
Arama
Videolog
Kategoriler
- Araştırma/ Makaleler (9)
- Eğitim-Estetik-Eğlence (121)
- Etkinlikler (42)
- Filmler (39)
- Kitaplar (40)
- Genel (279)
- Manşet (210)
- Söyleşiler (8)
- Takvim (207)
- Videolog (16)
- Konferanslar (16)










