İktidar için Üç Belirleyen: STK, Devlet, Özel Sektör | Bielog | Bersay İletişim Platformu Blogu

Arın Saydam

Sovyet Bloku’nun çökmesi ve sosyalist sistemin zayıflaması ile birlikte STK’lar (sivil toplum kuruluşları) önem kazanmaktadır. Çoğulcu, özgürlükçü ve demokratik toplumlarda STK’lar daha da etkin faaliyet göstermektedir.

2 Şubat 1998’de Hillary Clinton Davos’ta toplum dinamiklerinin üç belirleyen üzerine inşa edilebileceğini belirtir: STK’lar, Devlet, Özel Sektör. Bu üçünden birini eksik çalışması ya da olmaması toplumun dinamiklerinin harekete geçmemesine sebep olmaktadır. En etkilisi ise STK’lardır.

İktidara gelmek artık STK’ların desteğiyle olmaktadır. Kadınlara, çevreye, doğaya yönelik birçok STK, bir siyasi partinin iktidara gelmesinde önemli roller üstlenebilmektedir. Diğer yandan iktidara gelmek isteyen siyasi parti ya da fon yaratarak misyonuna uygun varlığını sürekli kılmaya çalışan bir STK’nın da iletişimini doğru yönetmesi gerekmektedir.

Sosyolog Anthony Giddens’ın Tony Blair’in iktidara gelmesine katkıda bulunan “sosyal paydaşlık yaklaşımı”na göre STK’lar, Devlet ve Özel Sektör de birbirlerinin sosyal paydaşıdır. Aynı zamanda, siyasal partileri de iktidara taşıyacak yaklaşım budur.

Buna göre iletişimi bir bütün olarak ele almakta fayda vardır. STK’lar için sadece fon yaratacak kampanyalar hazırlayıp dönemsel çalışmalar yapmak, ya da siyasi partiler için seçim dönemlerinde yalnızca reklam kampanyaları yürütmek iletişimi sürekli kılmaz ve stratejik olarak da ne sosyal paydaşlık yaklaşımına uyar ne de uzun vadeli hedefe ulaşılmasına ve sürdürülebilir olmaya hizmet eder.

Varlığından fayda, yokluğundan hasar görülecek kurum/kuruluş ve topluluklar olarak tanımlanabilecek sosyal paydaşlık yaklaşımı iletişimin sürdürülebilir ve uzun vadeli olmasını öngörür. Bu açıdan, gerek STK’lar gerekse siyasal partiler için önemli olan üç temel soruyu yanıtlamakla işe başlamakta fayda vardır; ki bu sorular algılama, davranış ve tutum değişikliği yaratacak her türlü iletişim çalışmasına hizmet etmektedir: Mevcut durumumuz nedir? Nerede olmak istiyoruz? Bulunmak istediğimiz yere nasıl ulaşabiliriz?

Bu soruları yanıtlarken şu başarı kriterlerini de unutmamak lazım: İletişim kaynağının güvenilirliği, iletişimin doğru planlanması ve devamlılık arz eden uygulama.

STK, Devlet ve Özel Sektör’ü birlikte ele alarak doğru çalıştıran ve iletişimini doğru yöneten ülkeler daha hızlı büyümekte, daha hızlı kararlar alıp uygulayabilmektedirler. Bu da ancak çoğulcu, demokratik ve özgür toplumlarda gerçekleştirilebilir.


Yazarın Diğer Yazıları 13

Yorum Yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Etiket Bulutu

Bu blog Bersay İletişim Platformu ürünüdür. Tüm hakları saklıdır. İçerikten yazarları sorumludur. Yazarın adı bildirilerek, ve yazıya link verilerek bir paragrafı aşmayacak şekilde alıntı yapılabilir. Herhangi bir yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. © 2000 - 2009

Altyapı: Wordpress
Tasarım/Uygulama: Urbsz | Urban Interactive