Ertuğrul Özkök´ü dinledim…
Etiketler: BİE Buluşmaları, Ertuğrul Özkök, Medya, Siyaset
UFUK TARHAN
21 Kasım 2009 akşamı Bersay İletişim Enstitüsü´nün gelenekselleşen ´´İletişimde Mükemmellik´´ seminerlerinin bu yılki ilk buluşmasında Sn. Ertuğrul Özkök’ü dinledim.
Özkök’ten kısa kısa notlarımı aktarıyorum;
- 2008’i; kendini ‘’Tanrılar Katında’’zanneden yöneticilerin, bir günde tepe taklak düşebileceklerini anladıkları ve yaşadıkları, 2009’u; Tanrılar Katında olduğunu sananların, ‘‘Bu devirde kimse padişah değil´´ i içine sindirmek zorunda kaldığı yıl olarak tanımlıyor.
(Özkök, bu başlıkta 20 Kasımda bir yazı da yazmış.
- Artık yeni bir dünyadayız, 2010 ve sonrası ‘’spiritüel yönlerini geliştiren yöneticilerin’’,
- Her şirketin, organizasyonun kendine has ‘’aurası’’ olacak diyor.
- Özkök, 1947’de İzmir’de doğar. Dar gelirli bir aile çocuğu olarak, fakir semtte yaşarken,
babasının cinliği sayesinde zengin semtte okula gider.
‘’Sınıflar arası geçişleri, farklı kültürler arasındaki yolculukları’’ ilkokul yıllarında başlar.
- Koyu Demokrat partili (içten içe Çetin Altan hayranı) babasının;
‘’ailemizde hiç ünlü yok, belki meşhur olursun´´ telkini ile
üniversite’yi Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksekokulu’nda okur
- Bir yıl TRT´de muhabir olarak çalışır, o sırada ilk defa çıkan bir devlet bursu ile Fransa´da İletişim Bilimleri´nde doktora yapar.
- Döndüğünde Hacettepe Üniversitesi´nde 1986 yılına kadar öğretim üyesi görevini üstlenir.
- Ankara´da uzun süre Ecevit’in danışmanlığını ve metin, haber yazarlığını yapar. CHP nin dergisini çıkarır.
- O yıllarda, Ecevit hayranı, koyu sosyalisttir.
- Sonraki yıllarda koyu Turgut Özal hayranı olur. Hala da öyle.
- ‘’Bu Kalp Seni Unutur mu?’’ jenerasyonundan olduğunu söylüyor.
- Emre Kongar’ın birinci olduğu listede, Hacettepe’den tabutla çıkacak akademisyenler arasında yer alır. Sol köşesinde tabut resmi olan mektubu hala saklıyor.
- 12 Eylül ve Kenan Evren’in kendisini ölümden ve siyasete atılmaktan kurtardığına inanıyor.
- Bu yüzden tüm hayatım boyunca Evren hakkında kötü şey yazmaya elim varmadı diyor.
- Ankara´daki dönemin ardından Hürriyet Gazetesi´nde çalışmaya başlar.
- Çok genç yaşta Hürriyet Gazetesi genel yayın yönetmeni olur. 20 yıldır bu görevde.
- Elde ettiği ulusal, uluslar arası pek çok başarıya rağmen hala kabuslar görüyor.
- En korkutucu olanı; ‘’Ankara’da dar gelirli zamanlarının tek ulaşım aracı, sarı ışıklı tabelası olan
Çin Çin Bağları dolmuşuna yeniden bindiğini görmek. Solgun, ölgün, sisli, puslu Ankara akşamlarında çamura bulanmış botları, paçaları ile o dolmuşlarla eve gitmek.
- Günde ortalama hakkında en az yetmiş tane kötü haber, sövgü çıkıyor.
- Bunları okuyarak, bu kadar odak noktasında kalarak psikolojisini korumayı öğrendiğini
artık eskisi kadar etkilenmediğini belirtiyor.
- Darlandığı zamanlarda Mahler´in ‘Ölmüş Çocuklar Şarkısını dinliyor.
Bunu da yazmış.
- 80-90 lar finans sektörleriyle şişen, tanrılar katına çıktığına sanan insanların yılları oldu
- Şimdi onların düşüşünü ve ‘’sosyal bilincin, toplumsal sorumluluğun’’
geliştiğini gördüğümüz, yaşadığımız yıllar olacak,
- Önümüzdeki 10 Yılda insanlar ‘’inanç sistemlerinde’’ çok derin dönüşümler yaşayacak,
- ‘’Sosyal İçerikli Devlet’’ yapıları gelişecek diyor.
- ‘’Lego’’ ya da ‘’Ego’’ dinler gelişeceğine inanıyor. Bu konudaki yazısı için lütfen burayı tıklayın

- Ahmet Hakan’la yaptığı Umre gezisinden çok etkilendiğini belirtip, herkes bunu yaşamasını öneriyor.
- Tavaf’a giderken ihram giydiğinde, kendisini en az 15 yaş yaşlı ve çökmüş gördüğünü,
hem bu şekilde fotoğraflarının yayınlanmasından korktuğu,hem de Ahmet Hakan’dan icazet aldığı için beyaz pantolon ve t-shirt’le tavaf ettiğini anlatıyor.
Tavaf sırasında, müthiş insan kalabalığının akışındaki, ´´düzensizliğin, kaosun içindeki düzenin´´ kendisini çok etkilediğini ve yukarıdan nebula´gibi göründüklerini düşündüğünü belirtiyor.
(Nebula: Uzayda bulunan gaz bulutsularına verilen isim. Yıldızlar arasında bulunan boşluklarda yer alan ve yıldızların yaydıkları ışık enerjisi ile görünür hale gelen yoğun gaz ve toz bulutları, gökadaların temel bileşenlerindendir)
- Medya-siyaset ve ekonominin her zaman birbirine mecbur ve iç içe olduğundan
- Medyanın siyaseti hiçbir zaman mutlu edemeyeceğinden,
- Siyasetçilerin medyadan tatminsiz bir yandaşlık beklentisi olduğundan,
- Medya ve siyasetin birbirinden korktuğundan ve dönemsel olarak güç dengelerinin sürekli değiştiğinden bahsediyor.
- Tıpkı dün yapılan bir sürü etik dışı, saldırgan uygulamanın bugün ayaklara dolandığı gibi, bugünkülerin de yarın dolanacağını hatırlatarak, ilgili mercilere ‘’akıllı olalım’’, ‘’birbirimizi hırpalamayalım’’ mesajları veriyor.
- Yayın yönetmenlerinin yetkilerinin ve etkilerinin arttığına değiniyor.
- ‘’Ben gazeteciyim, özgürce yazarım’’ diyen gazetecilerin yazdıklarının ceremesini,
gazete patronları ve yöneticileri çekiyor. Bu tip alanlarda eskisi kadar toleranslı olma lüksümüz kalmadı diyor.
- Erol Simavi’nin yıllarca önce Gönül Yazar’dan çocuğu oldu. Herkes biliyordu, tek bir mecrada yazılmadı.
Bugün Aydın doğan böyle bir şey yaşasa, internet aracılığıyla çocuğun ilk ultrason görüntülerinden başlamak üzere tüm detaylar anında dünyanın haberi olur diyerek
- Artık farklı bir dünyadayız’ın altını bu açıdan da çiziyor.
- Davos’a gelenlerin profilindeki değişimi ve özgüvenledeki çöküşü, süngülerdeki düşüşü anlatıyor.
- Geçen yıllarda ´´şusi, şarap’’ konuşanlar,
bu yıl ‘’social welfare’’, ‘’işsizliği nasıl çözeceğiz?’’
‘’dünya kaynaklarını daha adil nasıl paylaşırız?’’ diye tartışıyorlardı diyor.
- Allah kimseye kendi dinlenmiş ve kayıt edilmiş sesini dinlemeyi nasip etmesin deyip, böyle bir felaketi düşmanına bile dilemiyor.
- Artık Ergenekon okunmuyor. Halk bıktı diyor
- Daha çok magazin ve eğlenceli a-politik haberlerin okunduğuna,
insanların ilgisinin derin konulara olmadığına dikkat çekiyor.
- Kelebek en çok okunan yayınımız diyor.
- Kendisini mütevazi, sıkılgan, normal, sıradan gördüğünü belirtiyor.
- Zaman zaman yapılan ayrıcalıklardan utanıp, ezildiğini, hatta tahminlerin aksine herhangi birinin kolayca yapacağı şeylerde zorluklar yaşadığını, zarar gördüğünü anlatıyor.
Özkök; özellikle Özal sonrası Türkiye´de ´´girişimcilik´´ ruhunun çok geliştiğini belirterek, 2010 ve sonrasından çok umutlu olduğunu söyleyerek, söyleşiyi bitirdi.
Dinlemekten keyif aldım. Sakin, abartısız, yalın, akıcı bir aktarımı var.
Yazarın Diğer Yazıları 1
- Yetenek Sarrafları
- Sonsuzluk ve Bir Gün
- !f İstanbul 2012
- Anna Karenina
- Vazgeçmek Özgürlüktür
- Salvador Dali Sergisi
- Yansıyan Haberlerinizin İtibar Algınıza Etkisini Nasıl Ölçümlersiniz?
- BİE Yüksek Lisans ve Doktora İletişim Bursları Sonuçları Belirlendi.
- PR Bütçesinin Etkin Şekilde Planlaması Araştırma ile Mümkün Olabilir Mi?
- Karşılıksız İletişim Bursları’nda Birinci Aşama Sonuçları
- Rakibinize Göre Daha Fazla Haberinizin Çıkması Daha İyi Bir İletişim Yaptığınız Anlamına Gelir Mi?
- Barney’s Version
- İspanyol Sineması’nda Gerçekçilik
- Halkla İlişkiler ve Reklam Anatomisi
- “İNSAN TOPLUM KÜLTÜR MİRASI” SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLIYOR…
- Kanaat Önderlerinin ‘Başbakan’ın Deprem Hazırlık Projesi’ne Yaklaşımı ve Medyamızdaki Çok Seslilik Sorunsalı
- Hayal ve Hakikat
- The Social Animal
- Birdy
- Sanat Yaşamım
- 12. İstanbul Bienali (İsimsiz) 2011
- İletişim Sözlüğü Bielog’da
- Sinema Muhabbetleri Programı’na İlişkin Görüşler
- Akbank Caz Festivali
- 21. Akbank Caz Festivali
- Bersay İletişim Enstitüsü Yüksek Lisans ve Doktora Burslarına Başladı
- Berlin Üzerinde Gökyüzü: Der Himmel Über Berlin
- Film
- Filmekimi 2011
- Açık Kitap
- The Deer Hunter (Avcı)
- “Siyasal İletişim Danışmanlığı” Sertifika Programı Başladı
- Siyasal İletişim Danışmanlığı Programı
- DÜNYA SIKILMIŞ BİR LİMONA DÖNDÜ !
- ABD’DE BÜYÜK KAOS ŞİMDİ BAŞLIYOR !
- Ebru: Kültürel Çeşitlilik Üzerine Yansımalar
- Serseri Mayınlar
- Ramazanda Caz
- Türkiye Kurumsal Algı Endeksi (TKAE) Ölçümü Başlıyor
- “Üçüncü Göz” Resim Sergisi BİE’de
- BİE Uluslararası IAMCR Kongresi’nde İletişimcileri Ağırladı
- 18. İstanbul Caz Festivali
- Yoksa Siz Hala…
- Kelebek ve Dalgıç
- Siyasal İletişim Danışmanlığı Programı
- BİE’den 6 Öğrenciye IAMCR 2011’e katılım bursu
- Kolera Günlerinde Aşk
- Yeni Pazarlama Kuralları
- 39. İstanbul Müzik Festivali
- Bu Sergi, Aşkı Arayan Ruhların İzini Sürüyor…
- Ayşe Ege ve Moda Dünyasından Bakınca
- Pera Film: Temelde Kimim? Neyim Ben?
- Jules ve Jim
- Değişen Tüketici Kim
- Ayşe Ege ve Moda Dünyasından Bakınca
- Ayşe Ege Bu Akşam BİE’de…
- Nihat Gökyiğit’ten Yaşam Kalitesi ve Başarının Anahtarı
- Ece Sükan: “Kendi iç sesinle iletişim kurabilmek”
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu başarısının sırlarını anlattı
- Kerem Erginoğlu BİE’de
- Levent Erden’den “Marka” ve Türkiye üzerine
- Yılmaz Erdoğan: Söylenmişi Söyleme Yapılmışı Yapma
- Erdil Yaşaroğlu ile Karikatür Üzerine
- Prof. Dr. Celal Şengör anlatıyor
- Kendi Everestinize Tırmanın
- Kürşat Başar: “Yazarın kariyeri olmaz”
- Prof. Dr. Sevil Atasoy ile “Karanlığın Penceresinden”
- Prof. Dr. Kadıoğlu: “Bireysel çaba çok önemli”
- Cem Yılmaz BİE’deydi
- PR Ajanslarının Medya Karnesi
- Erkekler İnternetten ne ister?
- BİE’de bu hafta: Ece Sükan
- Siyasal İletişimi Anlamak
- Sudaki Bıçak
- 30. İstanbul Film Festivali
- Fütürizm ve Balenciaga
- Ayşe Ege Konferansı Ertelendi
- Küçük zannedilen Büyük Yürekler:
- Levent Erden’den “Marka” ve Türkiye üzerine
- Erdoğan:”Söylenmişi Söyleme, Yapılmışı Yapma”
- Zamanın Tozu
- Medya ve Çocuk Rehberi
- Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar
- Erdil Yaşaroğlu ile Karikatür üzerine
- Yılmaz Erdoğan’la Çizgi Dışı Söyleşi
- İstanbul’un 140 Yıllık Ulaşım Serüveni
- Demirkırat Belgeseli (DVD Tanıtımı)
- Sağlık İletişimi ve Medya (Kitap Tanıtımı)
- Prof. Dr. Şengör anlatıyor:”Bilimde İletişim”
- Kendi Everestinize Tırmanın
- Başar BİE’de Konuştu: “Yazarın Kariyeri Olmaz”
- Saltanattan Sefalete Osmanlı Kedileri Bu Sergide
- Gazetecilik… Edebiyat Derken…
- Frida Kahlo ve Diego Rivera
- Aşk Tesadüfleri Sever
- Mehmet Turgut anlattı:”Fotoğraf mı?”
- Suyun Kıyısında Yaşam ve Ölüm
- Hayata Çalım At
- BİE’de ilk buluşma
- Prof.Dr. Sevil Atasoy konuk oldu
- Cem Yılmaz BİE’deydi
- 2001: A Space Odyssey
- Eş ve Müşteriyi Elde Tutmanın Sırları…
- “Atık Sanat Olunca” Sergisi BİE’de
- Cirque Du Soleil:Saltimbanco
- Soysuzlar Çetesi
- Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
- Pazar Günkü Cinayet
- Ulak
- Client Relationship Management
- Kültür Başkenti Yılsonu Konseri
- İletişimde Mükemmellik Programı 3: “Çizginin Dışındakiler” Başlıyor
- Bir Şirin Pancaroğlu Projesi: ‘İstanbul’un Ses Telleri’
- İstanbul Dünya Müzikleri Festivali
- The Leopard
- Satış Gücünüzü Keşfedin
- İstanbul 2010 Ruhr – KRW Filmleri
- e-ticaret: Satışta Tsunami Etkisi
- Dünyaya Düşen Adam – The Man Who Fell the Earth
- “İstanbul’u Hatırlamak” Konferansı
- Reklamın Dili
- Invictus
- Efes Pilsen Blues Festival
- Yedinci Mühür
- Popülizm ve Özal-Erdoğan
- İstanbul Resitalleri
- Atatürk ve Anadolu Ajansı
- Alphaville
- Filmekimi: Sonbahar Film Haftası
- Konuşan Markalar Dönemi
- Karşılıksız İletişim Bursu…
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül BİG 20. Yıl Zirvesinde
- Biz Kimiz?
- Hayallerin Peşinde
- 20. Akbank Caz Festivali
- Halkla İlişkiler Üzerine: Disiplinlerarası Bir Alanın Yönelimleri
- Kanlı Pazar
- İstanbul’un Hayal-et Yapıları Canlanıyor…
- İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi
- Kulaktan Kulağa Pazarlama İletişimi (WOMM)
- Yeni Normal
- Goldstone Raporu
- Türkiye’nin Kalbi Ankara
- U2 İstanbul Konseri
- Yönetim Kurulları için Kurumsal Yönetim Prensipleri
- Ramazanda Caz
- Kilimanjaro’nun Karları
- Rashômon
- 1. Uluslararası Gençlik Orkestraları Festivali
- Türkiye’nin 90 Yılı
- İletişimde Mükemellik Programı 2:”Geleceği Tasarlamak”
- İletişimde Mükemmellik Programı 1:”Dünya Görüşü”
- İş Dünyasında Zirveye Giden Yol
- Adalar Müzesi’ne Doğru
- Palermo’da Yüzleşme
- İşte Özgür Dünya
- 17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali
- Sideways
- 1. İstanbul Uluslararası Opera Festivali
- İletişimde Mükemmellik Programı 2
- Hiroşima Sevgilim
- 21. Yüzyılda Pazarlama Profesyonelinin Halkla İlişkiler El Kitabı
- Yakındoğu Üçgeninde Geleceği Öngörmek
- Solaris
- The Global Corporate Brand Book
- İstanbul Müzik Festivali
- BİE’de Yaz Akşamlarında…
- Hekate’nin Şarkısı
- Managing the Nonprofit Organization
- Capote
- EDEBÎSTANBUL Roman ve Öykülerde İstanbul
- Dünya’nın Tanıklığında Türkiye Ekonomisi 1980-2010 Dönüşümün 30 Yılı
- 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali
- Teneke Trampet
- Fil Olun
- ‘ 2010 Dünya Chopin Yılı’ Kutlamaları
- Alfred Hitchcock Koleksiyonu
- Dünya’nın Geçici Bekçileri
- Kalabalıkların Gücü, Bir İşin Geleceğine Nasıl Şekil Verebilir?
- Tiffany’de Kahvaltı
- Düşman, Tüketim Toplumudur/Bölüm 3
- Düşman, Tüketim Toplumudur/ Bölüm2
- Düşman, Tüketim Toplumudur
- Ertuğrul Özkök´ü dinledim…
Etiket Bulutu
Videolog
Arama
Videolog
Kategoriler
- Araştırma/ Makaleler (9)
- Eğitim-Estetik-Eğlence (121)
- Etkinlikler (42)
- Filmler (39)
- Kitaplar (40)
- Genel (279)
- Manşet (210)
- Söyleşiler (8)
- Takvim (207)
- Videolog (16)
- Konferanslar (16)










