Düşman, Tüketim Toplumudur/ Bölüm2
Etiketler: JACQUES COUSTEAU, Nathan Gardels, Tüketim Toplumu
Kusto Röportajı İkinci Bölüm
JACQUES COUSTEAU I BATI TELEVİZYONLARINI ‘60’LI VE ‘80’Lİ YILLAR ARASINDA İZLEMİŞ OLAN HERKES JACQUES COUSTEAU’NUN YEDİ DÜVELİ DOLAŞMIŞ OLAN CALYPSO ARAŞTIRMA GEMİSİNDEN YÜRÜTÜLEN ÜNLÜ “SUALTI SERÜVENLERİ”NİN HAYRANI OLMUŞTUR. ŞAŞIRTICI OLMASA GEREK; DOĞAL ÇEVRE İLE SON DERECE İÇLİ DIŞLI OLAN COUSTEAU, YAŞAMININ İLERİKİ YILLARINDA, SANAYİLEŞME İLE TÜKETİCİLİĞİN BEDELLERİ ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLADIĞINDA KÖKTENCİ BİR EKOLOJİST OLMUŞTU. 1997 YILINDA KAYBETTİĞİMİZ BU ÜNLÜ OKYANUS BİLİMCİYLE 1996 YILINDA, PARİS’TEKİ COUSTEAU TOPLULUĞU BÜROSUNDA NATHAN GARDELS’IN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SÖYLEŞİNİN İKİNCİ BÖLÜMÜNÜ YAYIMLIYORUZ.
Gardels: Demokrasi, piyasa ile tüketim toplumu, insanlara istedikleri şeyi istedikleri zaman – yani hemen şimdi – vermek üzerine kurulu. Tanımı gereği böyle bir sistemde geleceğin siyasal bir önemi yok, dolayısıyla sesi de yok.
Komünizmin çökmesi, geleceğe olan güvenimizi yok etti. Ama artık demokrasi ile piyasa muzaffer olduğuna göre, geleceği yeniden anımsamaya başlamamız gerekiyor. Bunu nasıl yapabiliriz?
Cousteau: Soğuk Savaş’ın ertesinde, başka tür bir devrime, kültürel bir devrime, düşünce tarzımızda köklü değişikliklere gereksinmemiz var.
Bu noktada gençlikten – ve eğitimden – umutluyuz . Gezegenin selameti, eninde sonunda, iş dünyasının ya da hükümetin önemli mevkilerine gelecek olanların gündelik kararlarına uzun vadeli bakış açılarını – gelecek kuşakların yazgılarını – eklemenin bir yolunu bulmaktan geçiyor.
Günümüzde, kimse geleceğin sorumluluğunu almak istemiyor. Neden? İnsanlar nesnel bilgilerden yoksun. Hükümetler kısa dönemli seçim kaygılarının esiri. İş dünyası üç ayda bir yapılan finansal sağlamlık ölçümleriyle meşgul. Geleceği en çok gündemine alması gereken Birleşmiş Milletler, ancak önerilerde bulunabiliyor, etkin kararlar alamıyor. Sonunda, üniversiteler ise ne yazık, piyasanın ahlakını benimsemiş durumda ve daha iyi yurttaşlar yetiştirmek yerine, öğrencilerini yalnızca başarı, servet ve daha fazla parayı hedefleyen acımasız rekabetin oyuncuları olarak kuruyor. Günümüz gençleri kısa dönemli zihniyete bağlı bir toplumsal tuzağa sürükleniyor.
Çağdaş toplumumuzdaki bu önemli zayıflıklardan söz etmek bence en önemli görev. Bu amaçla, UNESCO’nun katkılarıyla Cousteau Topluluğu dünyanın büyük üniversitelerinde geniş çaplı bir program ağı yaratmaya girişti; Belçika’dan Brezilya’ya, Hindistan’dan Çin’e ya da Birleşik Devletler’e kadar yayılan bu ağ, “ekoteknik yaklaşım” olarak adlandırdığımız ilkeyi benimseyecek. Buradaki temel hedef, doğal çevre yönetimine ilişkin disiplinlerarası yaklaşımı özendirmek, böylelikle iş dünyasından ekonomiye, mühendislikten doğa bilimlerine kadar tüm profesyonellerin eğitiminde çevreye ilişkin kaygıların da yer tutmasını sağlamaktır.
Kurumlar aracılığıyla gelecek kuşaklarımızın zihniyet yapısını değiştirmeyi hedefleyen böyle bir uzun yürüyüş bence en can alıcı noktadır.
Medya tarafından bu kadar etki altında tutulan gençliğe ulaşmak da önemlidir. Başka pekçokları gibi Cousteau Topluluğu da, gelecek kuşakları gündelik dünyaya dahil edebilmek için çocuk kitapları, filmleri yayınlıyor. Örneğin, kısa süre önce Fransızca olarak Cousteau Junior adlı resimli bir dergi dizisi yayımladık. Ted Turner’ın çizgileriyle Captain Planet gibi başka yayınlar çıkardık.
Elimizdeki tek umut ışığı, gençlerimizin hayal gücü ve gezegenimizin önümüzdeki 50 yılda yaşanacak nüfus patlamasıyla nasıl bir baskı altında kalacağının farkına varmalarıdır.
Gardels: Demokratik tüketim toplumumuzun kısa dönemli, acil çıkarlara olan imanı karşısında geleceğin de sesini duyurabilmek için Fransız Cumhurbaşkanı François Mitterand bir keresinde “ihtiyar heyeti” meydana getirmişti.
Bu küresel ölçekte de yararlı bir yaklaşım olabilir mi?
Cousteau: Mitterand, 1993 yılında “gelecek kuşakların haklarını savunacak” bir heyet oluşturdu, başkanı da bendim. Ama 1995 yılında makamımdan ayrıldım, çünkü Cumhurbaşkanı Jacques Chirac Fransa’nın nükleer denemelere yeniden başlayacağını açıklamıştı.
Bana göre torunlarımızın geleceğini savunmak ancak bir hoşgörü ortamında başarılı olabilir, ama böyle bir ortam da nükleer silah tehdidi altında mümkün değildir. Soğuk Savaş sonrası dönemde, ortada düşman yokken nükleer silah yeteneklerini korumak, kibirli bir rekabetten başka bir şey değildir.
Akil adamlar topluluğu – piyasanın üstünde konumlanacak bir tür yüksek heyet – oluşturmak yararlı olabilirse de, asıl gereksinmemiz olan bir ihtiyar heyeti değil, “gençler heyetidir.”
İhtiyarlardan bir heyet oluşturmanın altında yatan fikir, ayrı dünyaları birleştirmektir; diğer dünya da bugün içinde varlığını sürdürür. Başkaları da bunu, ihtiyarların “deneyimli” olmalarına dayandırır. Burada sorun şu; deneyim, değişimden korkmayı öğretir. Deneyim, düş gücünü öldürür. Deneyim insanları muhafazakar yapar. Gelecekteki tehlikelerle baş etmek geçmişin bilgeliğini değil, düş gücü gerektiriyor.
Gardels: Dolayısıyla, eğitim çabalarında hedefiniz, kalıcı değerlerin kısa dönemli kazançlara feda edidiği, gelecek kuşakların haklarının gündelik kararlara tabi kılındığı piyasa koşullarına bir karşı kültür oluşturmak, değil mi?
Cousteau: Karşı kültür olan piyasanın kendisi! Bizim söz ettiğimiz, herşeyi ekonomik istismara tabi kılmayan bir kültür inşa etmek.
Yazarın Diğer Yazıları 1
- Yetenek Sarrafları
- Sonsuzluk ve Bir Gün
- !f İstanbul 2012
- Anna Karenina
- Vazgeçmek Özgürlüktür
- Salvador Dali Sergisi
- Yansıyan Haberlerinizin İtibar Algınıza Etkisini Nasıl Ölçümlersiniz?
- BİE Yüksek Lisans ve Doktora İletişim Bursları Sonuçları Belirlendi.
- PR Bütçesinin Etkin Şekilde Planlaması Araştırma ile Mümkün Olabilir Mi?
- Karşılıksız İletişim Bursları’nda Birinci Aşama Sonuçları
- Rakibinize Göre Daha Fazla Haberinizin Çıkması Daha İyi Bir İletişim Yaptığınız Anlamına Gelir Mi?
- Barney’s Version
- İspanyol Sineması’nda Gerçekçilik
- Halkla İlişkiler ve Reklam Anatomisi
- “İNSAN TOPLUM KÜLTÜR MİRASI” SERTİFİKA PROGRAMI BAŞLIYOR…
- Kanaat Önderlerinin ‘Başbakan’ın Deprem Hazırlık Projesi’ne Yaklaşımı ve Medyamızdaki Çok Seslilik Sorunsalı
- Hayal ve Hakikat
- The Social Animal
- Birdy
- Sanat Yaşamım
- 12. İstanbul Bienali (İsimsiz) 2011
- İletişim Sözlüğü Bielog’da
- Sinema Muhabbetleri Programı’na İlişkin Görüşler
- Akbank Caz Festivali
- 21. Akbank Caz Festivali
- Bersay İletişim Enstitüsü Yüksek Lisans ve Doktora Burslarına Başladı
- Berlin Üzerinde Gökyüzü: Der Himmel Über Berlin
- Film
- Filmekimi 2011
- Açık Kitap
- The Deer Hunter (Avcı)
- “Siyasal İletişim Danışmanlığı” Sertifika Programı Başladı
- Siyasal İletişim Danışmanlığı Programı
- DÜNYA SIKILMIŞ BİR LİMONA DÖNDÜ !
- ABD’DE BÜYÜK KAOS ŞİMDİ BAŞLIYOR !
- Ebru: Kültürel Çeşitlilik Üzerine Yansımalar
- Serseri Mayınlar
- Ramazanda Caz
- Türkiye Kurumsal Algı Endeksi (TKAE) Ölçümü Başlıyor
- “Üçüncü Göz” Resim Sergisi BİE’de
- BİE Uluslararası IAMCR Kongresi’nde İletişimcileri Ağırladı
- 18. İstanbul Caz Festivali
- Yoksa Siz Hala…
- Kelebek ve Dalgıç
- Siyasal İletişim Danışmanlığı Programı
- BİE’den 6 Öğrenciye IAMCR 2011’e katılım bursu
- Kolera Günlerinde Aşk
- Yeni Pazarlama Kuralları
- 39. İstanbul Müzik Festivali
- Bu Sergi, Aşkı Arayan Ruhların İzini Sürüyor…
- Ayşe Ege ve Moda Dünyasından Bakınca
- Pera Film: Temelde Kimim? Neyim Ben?
- Jules ve Jim
- Değişen Tüketici Kim
- Ayşe Ege ve Moda Dünyasından Bakınca
- Ayşe Ege Bu Akşam BİE’de…
- Nihat Gökyiğit’ten Yaşam Kalitesi ve Başarının Anahtarı
- Ece Sükan: “Kendi iç sesinle iletişim kurabilmek”
- Prof. Dr. Osman Müftüoğlu başarısının sırlarını anlattı
- Kerem Erginoğlu BİE’de
- Levent Erden’den “Marka” ve Türkiye üzerine
- Yılmaz Erdoğan: Söylenmişi Söyleme Yapılmışı Yapma
- Erdil Yaşaroğlu ile Karikatür Üzerine
- Prof. Dr. Celal Şengör anlatıyor
- Kendi Everestinize Tırmanın
- Kürşat Başar: “Yazarın kariyeri olmaz”
- Prof. Dr. Sevil Atasoy ile “Karanlığın Penceresinden”
- Prof. Dr. Kadıoğlu: “Bireysel çaba çok önemli”
- Cem Yılmaz BİE’deydi
- PR Ajanslarının Medya Karnesi
- Erkekler İnternetten ne ister?
- BİE’de bu hafta: Ece Sükan
- Siyasal İletişimi Anlamak
- Sudaki Bıçak
- 30. İstanbul Film Festivali
- Fütürizm ve Balenciaga
- Ayşe Ege Konferansı Ertelendi
- Küçük zannedilen Büyük Yürekler:
- Levent Erden’den “Marka” ve Türkiye üzerine
- Erdoğan:”Söylenmişi Söyleme, Yapılmışı Yapma”
- Zamanın Tozu
- Medya ve Çocuk Rehberi
- Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar
- Erdil Yaşaroğlu ile Karikatür üzerine
- Yılmaz Erdoğan’la Çizgi Dışı Söyleşi
- İstanbul’un 140 Yıllık Ulaşım Serüveni
- Demirkırat Belgeseli (DVD Tanıtımı)
- Sağlık İletişimi ve Medya (Kitap Tanıtımı)
- Prof. Dr. Şengör anlatıyor:”Bilimde İletişim”
- Kendi Everestinize Tırmanın
- Başar BİE’de Konuştu: “Yazarın Kariyeri Olmaz”
- Saltanattan Sefalete Osmanlı Kedileri Bu Sergide
- Gazetecilik… Edebiyat Derken…
- Frida Kahlo ve Diego Rivera
- Aşk Tesadüfleri Sever
- Mehmet Turgut anlattı:”Fotoğraf mı?”
- Suyun Kıyısında Yaşam ve Ölüm
- Hayata Çalım At
- BİE’de ilk buluşma
- Prof.Dr. Sevil Atasoy konuk oldu
- Cem Yılmaz BİE’deydi
- 2001: A Space Odyssey
- Eş ve Müşteriyi Elde Tutmanın Sırları…
- “Atık Sanat Olunca” Sergisi BİE’de
- Cirque Du Soleil:Saltimbanco
- Soysuzlar Çetesi
- Perakende Sektörünün Türk Ekonomisine Etkileri
- Pazar Günkü Cinayet
- Ulak
- Client Relationship Management
- Kültür Başkenti Yılsonu Konseri
- İletişimde Mükemmellik Programı 3: “Çizginin Dışındakiler” Başlıyor
- Bir Şirin Pancaroğlu Projesi: ‘İstanbul’un Ses Telleri’
- İstanbul Dünya Müzikleri Festivali
- The Leopard
- Satış Gücünüzü Keşfedin
- İstanbul 2010 Ruhr – KRW Filmleri
- e-ticaret: Satışta Tsunami Etkisi
- Dünyaya Düşen Adam – The Man Who Fell the Earth
- “İstanbul’u Hatırlamak” Konferansı
- Reklamın Dili
- Invictus
- Efes Pilsen Blues Festival
- Yedinci Mühür
- Popülizm ve Özal-Erdoğan
- İstanbul Resitalleri
- Atatürk ve Anadolu Ajansı
- Alphaville
- Filmekimi: Sonbahar Film Haftası
- Konuşan Markalar Dönemi
- Karşılıksız İletişim Bursu…
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül BİG 20. Yıl Zirvesinde
- Biz Kimiz?
- Hayallerin Peşinde
- 20. Akbank Caz Festivali
- Halkla İlişkiler Üzerine: Disiplinlerarası Bir Alanın Yönelimleri
- Kanlı Pazar
- İstanbul’un Hayal-et Yapıları Canlanıyor…
- İstanbul 1910-2010 Kent, Yapılı Çevre ve Mimarlık Kültürü Sergisi
- Kulaktan Kulağa Pazarlama İletişimi (WOMM)
- Yeni Normal
- Goldstone Raporu
- Türkiye’nin Kalbi Ankara
- U2 İstanbul Konseri
- Yönetim Kurulları için Kurumsal Yönetim Prensipleri
- Ramazanda Caz
- Kilimanjaro’nun Karları
- Rashômon
- 1. Uluslararası Gençlik Orkestraları Festivali
- Türkiye’nin 90 Yılı
- İletişimde Mükemellik Programı 2:”Geleceği Tasarlamak”
- İletişimde Mükemmellik Programı 1:”Dünya Görüşü”
- İş Dünyasında Zirveye Giden Yol
- Adalar Müzesi’ne Doğru
- Palermo’da Yüzleşme
- İşte Özgür Dünya
- 17. Uluslararası İstanbul Caz Festivali
- Sideways
- 1. İstanbul Uluslararası Opera Festivali
- İletişimde Mükemmellik Programı 2
- Hiroşima Sevgilim
- 21. Yüzyılda Pazarlama Profesyonelinin Halkla İlişkiler El Kitabı
- Yakındoğu Üçgeninde Geleceği Öngörmek
- Solaris
- The Global Corporate Brand Book
- İstanbul Müzik Festivali
- BİE’de Yaz Akşamlarında…
- Hekate’nin Şarkısı
- Managing the Nonprofit Organization
- Capote
- EDEBÎSTANBUL Roman ve Öykülerde İstanbul
- Dünya’nın Tanıklığında Türkiye Ekonomisi 1980-2010 Dönüşümün 30 Yılı
- 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali
- Teneke Trampet
- Fil Olun
- ‘ 2010 Dünya Chopin Yılı’ Kutlamaları
- Alfred Hitchcock Koleksiyonu
- Dünya’nın Geçici Bekçileri
- Kalabalıkların Gücü, Bir İşin Geleceğine Nasıl Şekil Verebilir?
- Tiffany’de Kahvaltı
- Düşman, Tüketim Toplumudur/Bölüm 3
- Düşman, Tüketim Toplumudur/ Bölüm2
- Düşman, Tüketim Toplumudur
- Ertuğrul Özkök´ü dinledim…
Etiket Bulutu
Videolog
Arama
Videolog
Kategoriler
- Araştırma/ Makaleler (9)
- Eğitim-Estetik-Eğlence (121)
- Etkinlikler (42)
- Filmler (39)
- Kitaplar (40)
- Genel (279)
- Manşet (210)
- Söyleşiler (8)
- Takvim (207)
- Videolog (16)
- Konferanslar (16)










