Röportaj: Yeşim Sarıer AKSU
Onu çok ciddi tartışma programlarında ağır isimlerle tartışırken ve program sunarken de görebiliriz, çarşı pazarda pirinç fiyatlarıyla ilgili haber yaparken de, otomobillerin iç aksamını keyifli keyifli anlatırken de… Zaten takipçileri de ondan tam da bu şekilde bahsediyor.
“Çizmeleri giyip çamur içinde kurbanlık konulu program da yapsa, lacileri çekip Autoshow’da yüz milyonluk arabaları denese de ekranda asla sırıtmayan, işinin ehli kişi” diye yazıyor hayranları sözlüklere.
NTV’nin yıllardır değişmeyen ama programlarının çeşitlilği hep değişen haber programcısı Celal Pir…
Yeni Asır Gazetesi’nde 1984 yılında gazeteciliğe başlayan Celal Pir’i NTV’nin kuruluşundan bu yana yaptığı programlarla tanıyoruz. Her gazetecinin toplumun belli kesimleri arasında “bilgi taşıyan” bir postacı olduğuna inandığını belirten Celal Pir, farklı konularda haber yapabilmesinin temelinde de herkese açık bir gazetecilik yattığını belirtiyor.
Yapmayı planladığı başka program fikirlerinin olduğunu söyleyen Pir, bunun için önce insanların ekranda kendilerini gösterme telaşından kurtulması gerektiğini söylüyor.
NTV’nin vazgeçilmez yüzü Celal Pir, BİELOG için sorularımızı yanıtladı.
Herkes sizi NTV’deki ekonomi programlarınızla ve sonrasında da yaptığınız farklı programlarla tanıdı? Sizin gazeteciliğe başlayışınız nasıl oldu? Biraz anlatır mısınız?
1984 yılında; İzmirli Yeni Asır Gazetesi’nin İstanbul’da çıkardığı ‘Rapor’ adlı ekonomi gazetesinde başladım. Direkt gidip o dönem gazeteyi yöneten Necati Doğru’dan iş istedim. Kendisi kısa bir deneme sürecinden sonra beni işe aldı . Aslında bu ilk deneyimim değildi. Okul yıllarında ‘Şey’ adlı magazin gazetesine başvurmuş kısa bir deneyimim olmuştu. Ancak magazin muhabirliği beni mutlu etmemişti.
Sizi bir otomobilin yürüyen aksamını incelerken ya da sokakta pirinç fiyatlarıyla ilgili vatandaşla konuşurken görmek artık çok doğal. Bu anlamda yaptığınız gazetecilik Türkiye’de daha önce pek örneği görülmemiş bir tür ya da ekol. Konu ve program türü sınırınız yok. Her konuda uzman gazetecilik diyebilir miyiz buna ya da siz gazetecilik anlayışınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben her gazetecinin toplumun belli kesimleri arasında “bilgi taşıyan” bir postacı olduğunu düşünürüm. Her bir kesimin bildiği noktaları bir başkasına aktarırken; bilenlerin de biz gazetecileri denetlediğine inanırım. Farklı konularda haber yapabilmenin temeli; herkese açık olup dinlemek, araştırmak ve bildiklerini kendi süzgecinden geçirdikten sonra mahçup olmayacağınız bir tarzda cesaretle anlatmaktır. Gazeteciliğin temelinde “şüphecilik” olduğu için verileni değil, ne olduğunu anlamaya çalışmaktır “uzmanlık”. Yoksa borsa uzmanı olsan ne olur, siyaset muhabiri olsan ne olur?
Mesele önyargısız ama şüpheci bir yaklaşımla, varolanı irdelemektir.
Genç gazeteciler hatta sıradan vatandaş arasında ciddi anlamda bir hayran kitleniz var ki bu her gazeteciye nasip olan bir şey değil. Hayranlarınız bunu sınır tanımamanıza, hoş sohbetinize, gerektiğinde lafı esirgemeden gediğine koymanıza bağlıyor. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?
İzleyeciler ya da okuyucular; sizi hemen tanır. Ne yapmak ya da yapmamak istediğinizi bilir. Benim rahmetli annem; “Aman oğlum ne soracaksan direkt sor, lafı ovalayıp durma” derdi. Herkesin zamanını çalmadan kendimi değil bilgiyi göstermeyi, mümkün olduğunca anlaşılmayı hedefliyorum. Çünkü Hürriyet Gazetesi’nde çalışırken; ‘bir haber yaptığınızda dağdaki çoban da anlamalı, üniversitedeki profesörde sizi ayıplamamalı’ denirdi. Yani değişik kesimlere ortak lisanla bilgi aktarma işidir bizimki diye düşünüyorum.
Gelecekte hayata geçirmek istediğiniz yeni bir program ya da format var mı aklınızda?
Türkiye’de yayına çıkanlar cümlelerini toparlayabilseler; aklımda herkesi tatmin edecek birkonsept var ama henüz memlekette ekrana çıkanlar ne denli önemli şeyler söylediklerini zannederek, konu yerine hâlâ kendilerini öne çıkartma telaşındalar. Bu da beni yoruyor. Ama kimseye bu konuda saygısızlık da etmek istemem.
Herkes sizi otomobil aşığı, gurusu, uzmanı olarak biliyor. Bu arada görüyoruz ki denizle ilgili konular da çekim alanınızda. Pilotluğunuz da var duyduğumuz kadarıyla… Peki bunların dışında Celal Pir nelere ilgi duyar?
Dostlara ve zamana. Çünkü bunun çok zor kazanılıp çok kolay kaybedildiğini gördüm. Bir de keşke anneme bana yaptıklarına karşılık verebilseydim diye düşünürüm ama bu mümkün değil. O yüzden insanların elindekilerin değerini bilmesi için kendimce zamanı iyi kullanmak istiyorum.
Son olarak iletişim sektörünün içerisinde uzun yıllardır olan biri olarak, yeni teknolojilerle gelişen yeni gazetecilik anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelecekte sizce habercilik nasıl olacak?
Gazetecilikle ilgili yüksek teknolojinin sunduğu olanakları kullanabilmek için önce kimiz, neyiz, sözlerimizin arkasında mıyız gibi bir dizi soruyu yanıtlamak gerekiyor. Biz halen “aklından ve kalbinden geçenleri dudaklarından farklı döken” baskıcı bir toplumuz. Dolayısıyla her teknoloji sizi ancak bir yere kadar taşır. Aslolan hem gazetecilerin hem de insanların; “Verdiğimiz sözlerin esiri vermediklerimizin hakimiyiz” diyerek işe başlamaları… Yoksa diğer noktalar sizi bir daire etrafında çevirip durur.
Yazarın Diğer Yazıları 6
- Kofi Annan:“Türkiye BM Güvenlik Konseyi’nin Kalıcı Üyesi Olmalıdır”
- Prof.Dr.Şengör:“Atatürk gelmiş geçmiş en iyi sosyal bilimcidir”
- Prof. Dr. Kadıoğlu: “Bireysel çaba çok önemli”
- Fleisher’dan“PR’da Yeni İş Geliştirme Trendleri”Konferansı
- Bersay İletişim Enstitüsü İlk Burslarını Vermeye Başlıyor…
- BİE’de Sinema Muhabbetleri Devam Ediyor…
- Gül: Yeni bir dil inşa edilmeli
- Ali Saydam’la Türkiye’de PR’ın ve Bersay’ın 20 yılı üzerine…
- Ali Saydam’la Türkiye’de PR’ın ve Bersay’ın 20 yılı üzerine…
- Başka türlü bir gazetecilik: Celal Pir
- Öykü Serter’le BBG’den bugüne televizyonun evrimi
- Ahmet Hakan BİE’deydi…
- HATAY: Marka = Taahhüt
Etiket Bulutu
Videolog
Arama
Kategoriler
- Araştırma/ Makaleler (11)
- Eğitim-Estetik-Eğlence (130)
- Etkinlikler (44)
- Filmler (42)
- Kitaplar (44)
- Genel (325)
- Manşet (257)
- Söyleşiler (8)
- Takvim (215)
- Videolog (17)
- Konferanslar (16)
- Röportajlar (1)











