12 Haziran İran Seçimleri Analizi 2: | Bielog | Bersay İletişim Platformu Blogu

12 Haziran İran Seçimleri Analizi 2:

11 Haziran 2010 - Yazar: Deniz Saydam - Kategori: Genel, Manşet
Etiketler: , ,

“İran Devrim tarihinin en Sağlıklı Seçimi”
Deniz Saydam
 

12 Haziran 2009 seçimlerinden önce, seçimlere dair yaygın inanış Cumhurbaşkanlığı yarışının Ahmedinecad ve eski Başbakanlardan Mir Hüseyin Musavi arasında geçeceği, adayların ilk turda çoğunluk sağlamalarının güç olacağı, bu çerçevede ülkenin yeni Cumhurbaşkanının ikinci tur seçimler sonucunda belirleneceği yönünde idi. Seçimlere ilişkin beklentilerin aksine Ahmedinecad ilk turda oyların yüzde 60’tan fazlasını alarak Cumhurbaşkanlığına tekrar seçildi.

İlan edilen resmi sonuçların ardından, Ahmedinecad karşıtlığıyla bilinen Musavi ve destekçileri, öğrenciler, kadınlar ve sol gruplar usûlsüzlük iddiaları karşısında kendilerini sokağa attılar. 12 Haziran seçimlerinde yarısı 30 yaşın altında olmak üzere toplam 46 milyon seçmen oy kullandı. Yani İslam devrimine giden süreci ve devrim anını yaşamamış birçok genç, ülkenin kaderini ve rejimin gidişatını belirlemede söz sahibi olduğu söylenebilir. Seçimlerle ilgili bir diğer önemli sayısal unsur katılım oranının yüksekliği hususunda idi. Nisan 2008’de yapılan Parlamento seçimlerindeki katılım oranının yüzde 30’lar civarında kaldığı düşünüldüğünde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerçekleşen yüzde 80’i aşkın katılımın oldukça yüksek olduğu söylenebilir. Seçim öncesinde katılım oranının yüksekliğinin “ılımlı muhafazakar” Musavi’ye yarayacağı düşünülse de durum beklenen yönde olmadı.

Aslına bakılırsa İran’da seçimlerden çok, usulsüzlük, manipülasyon ve oy hırsızlığı iddialarına yönelik olarak başlayan protestolar konuşuldu ve damgasını vurdu. Ancak rejimin bekası açısından önemli görevler üstlenen Koruyucular Meclisi’nin bu seçimler için 1979 sonrasında yapılmış seçimlerden en “sağlıklı”sı ibaresi tartışmalara trajikomik bir yön kattığı söylenebilir.

Chatnam House tarafından İran’daki oy verme alışkanlıklarına yönelik olarak yapılan yeni bir araştırmaya göre, Ahmedinecad’ın 12 Haziran seçimlerinde 2005 seçimlerindeki toplam muhafazakâr oydan 13 milyon daha fazla aldığı, diğer bir deyişle yüzde 113’lük bir artış sağlayarak 24 milyon oyu aştığını ortaya koymakta; Mazandaran ve Yazd gibi vilayetlerde katılım oranının yüzde 100’e yakın çıkması gibi örnekler ise seçim sonuçlarından şüphe etmeyi doğal kılmaktadır.[1]

Siyasete, kültüre, topluma ‘yamuk’ bakan ve kendisi de Twitter’dan günlük felsefe yapan Zizek, İran seçimleri ve ardından yaşanan olayları değerlendirdiği yakın tarihli bir makalesinde, İran’da ortaya çıkan protesto hareketini (Humeyni devrimi sürecinde) ‘bastırılanın geri dönüşü’ olarak niteliyor.Hareketin ve İran’ın geleceği üzerindeki belirsizliğin sürdüğünü vurgulayan Zizek, sonucu ne olursa olsun içinden geçilen dönemin ‘Batı yanlısı liberaller ve Batı karşıtı köktenciler’ karşıtlığı çerçevesine sığmayan büyük, ‘özgürleştirici’ bir deneyim olduğunu, yaşananların bu boyutunun ıskalanması halinde, bizatihi Batı dünyasının ‘kendi Ahmedinecad’larını’ karşılamaya hazırlanması gerektiğini söylüyor.[2]

Seçim sonuçlarının yasal olmadığını ileri sürerek, protesto eden milyonlarca kişi, organize olmak ve dünyaya seslerini duyurmak için Twitter ve twitter’in sunduğu 140 karakterlik ileti imkanını kullandı. Bu 140 kelimlelik iletilerinde polisin nerelerde barikatlar kurduğunu birbirleriyle paylaşarak gösterilerine devam ettikleri protestolar, İran polisinin uyguladığı baskı ve şiddetin fotoğrafları ve videolar geleneksel mecranın bize sunmuş olduğu zaman-mekan düzlemini tersine çevirdi. Hatta Amerika hükümeti, planlanan bakım nedeniye yayını kesmemesi için Twitter ile görüştü ve Tahran’ın yaşadığı en yoğun gün böylelikle twitter’da canlı olarak yayınlandı. İranlı yetkililer, Twitter’daki aktiviteleri gözetleyerek şüphelileri bulmaya çalıştılar ama dünyadaki diğer kullanıcılar, bulundukları bölgeyi Tahran olarak değiştirerek İran polisinin kafasını karıştırdılar. Günün sonunda protestocular, İran başkanını görevinden edemeseler de dünyaya seslerini duyurdular ve böylece de denilebilir ki twitter bir anda normal bir program olmaktan çıkarak “özgürleştiren medya” kategorisine girdi.

Nuh Yılmaz’ın “Facebook’la arkadaşını bul, twitter’la devrim yap” başlıklı makalesinde ele almış olduğu Pear Analytics’in Twitter kullanımı üzerine Ağustos 2009’da gerçekleştirdiği çalışmaya göre twitter’da yer alan başlıkların yüzde 40’ı laf-ı güzaftan, yüzde 37’si muhabbetten,  geri kalan kullanım ise kendi reklamını yapma, reklam ve haberden oluşmaktadır. Araştırmanın bir diğer ilginç sonucu ise twitter’ın güvenli bulunmadığı için 20 yaş altı gençler tarafından tercih edilmediği şeklindedir. [3]

Pear Analytics’in araştırmasının yanı sıra o dönem özelindeki twitter yoğunluğu ve mesajların içeriğinin de dikkate alınması gerekiyor. Şöyle ki protestoların ciddi şekilde yoğunlaştığı 18 Haziran Salı günü, İran seçimleri en etkin saatlerde 220.000 iletide yer alıyor.

Sonuç olarak, İran seçimleri 2008 yılını kasıp kavuran Obama efsanesinden sonra facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin önemi vurgulamış ve bir internet efsanesinin altını çizmiştir. Yılmaz’a göre twitter dedikodunun karakterinin değişmesi, polemik standartlarının farklılaşması, gevezeliğin tarz ve şeklinin değişmesini kanıtlarken siyasetin de içine giriyor. Dış politika ve uluslararası ilişkilerin dinamiklerini de işin içine katacak olur isek, herhangi bir sebeple twitter az gelişmiş ülkelerde siyasi süreci özgürleştiriyor. Dolayısıyla siyaset ve twitter arasındaki ilişki çift yönlü simetrik bir ilişki olarak karşımıza çıkıyor. Twitter siyaseti ve siyasete maruz kalanları geleneksel mecraya göre özgürleştiriyor, siyaset ise twitter’ı içerik sağlıyor ve Pear Analytics’in araştırmasından uzaklaştırıyor.


[1] Sebastian Abbot, The Washington Post ‘Analysis casts doubt on Ahme-dinecad’s victory’ http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2009/06/22/AR2009062201725.html

[2] Slavoj Zizek, ‘Populism, Democracy and Iran: Will the Cat Above the Precipice Fall Dow?’ 25.06.2009 www.payvand.com/news/09/jun/1280.html

[3] Nuh Yılmaz, “Facebook’la arkadaş ol, twitter ile devrim yap”

http://www.setadc.org/index.php?option=com_content&view=article&id=194:facebookla-arkadasini-bul-twitterla-devrim-yap-by-nuh-yilmaz-star&catid=49:publications&Itemid=93

Yazarın Diğer Yazıları 11

Yorum Yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Etiket Bulutu

Bu blog Bersay İletişim Platformu ürünüdür. Tüm hakları saklıdır. İçerikten yazarları sorumludur. Yazarın adı bildirilerek, ve yazıya link verilerek bir paragrafı aşmayacak şekilde alıntı yapılabilir. Herhangi bir yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. © 2000 - 2009

Altyapı: Wordpress
Tasarım/Uygulama: Urbsz | Urban Interactive