“Eski bir haritayı kullanarak yeni bir diyarı bulamazsınız”* | Bielog | Bersay İletişim Platformu Blogu

“Eski bir haritayı kullanarak yeni bir diyarı bulamazsınız”*

22 Haziran 2010 - Yazar: Süheyla Akbulut - Kategori: Genel, Manşet
Etiketler:

Süheyla Akbulut

*Gary Hamel[1]

Küçülen ekonomiler, düşen hisse senedi fiyatları, batan bankalar, iflas eden şirketler hatta ülkeler… Dünya ekonomisi zor bir dönemden geçiyor. “En kötü günler geride” kalmak üzere deniyor, büyüme ve iyileşme işaretleri geliyor. Yönetim danışmanları ise “Hızlı yükselme dönemi” başlamayacak uyarısında bulunuyor. Onları doğrulamak istercesine Yunanistan, kriz dalgası ile sarsılıyor. Bu dönemin en güçlü ülkesi Almanya ise koruma önlemlerini açıklıyor. Alınan önlemler, değişen yönetim anlayış ve yapıları dünyanın yeni bir düzene doğru yol aldığını gösteriyor. Kısacası, dünya değişmeye devam ediyor. Bir farkla: “Yeni” haritalara ihtiyacımız var artık…

 Yönetim danışmanlarına göre, içinde bulunduğumuz dönemin “normalleri” farklı olacak. Bu farklılıklardan olsa gerek, yüksek sesle de konuşulmaya başlanan bu dönem “Yeni Normal” olarak adlandırıldı. Şirket değerinden, eleman almaya; yeni iş kurmaktan, ücret yönetimine; artık herkesin bu “Yeni normal” yaklaşımına kendisini alıştırması gerekiyor. Yeni Normal’in özü; küresel ekonomik düzende daha az risk ve daha çok ihtiyat içeriyor. Düzenleyici ve denetleyici önlemler de Yeni Normal’in temel taşlarını oluşturuyor.

Eski düzenin paradigmaları, ana akımları ve trendleri, yerlerini yenilerine bırakarak sahneden çekilirken Yeni Normal, yeni ve büyük şeyler beklememek, piyasaya ne çok iyimser ne de çok kötümser yaklaşmak, ne aşırı muhafazakâr ne de aşırı cömert davranmak, gerçekçi yaklaşımlara sahip olunması ve gerçek değer yaratmak üzerine kuruluyor. Yeni Normal’in yol haritaları daha “gerçekçi” ölçeklerle çiziliyor.

 Büyük şeyler beklemeyin: Eski Normal’e dönüş yok

“İş dünyasındaki insanlar yakın geçmişte yaşadıklarından dolayı şaşkın durumdalar. Parlak büyüme dönemlerinde tatlı hayaller kurdular. Ardından yaşadıkları çöküşte kayıplarının çetelesini tutmak zorunda kaldılar. Terör, savaş, ekonominin iki kez üst üste dip yapması [double deep] gibi tehlikeler nedeniyle onlar da gelecek korkusuna kapıldılar. Benim onlara bir tavsiyem var. Bundan sonrası için büyük şeyler beklemekten vazgeçsinler. Yeni bir döneme girdik. Bu dönemin adı ‘Yeni Normal’… 2003 yılı da bu dönemin başlangıcı…” Bu değerlendirmeler, ABD’nin önde gelen yatırım danışmanı ve fon yöneticilerinden Roger McNamee’ye ait. Ona göre, “Yeni Normal”, parlak büyüme ve yükseliş bekleyeceğimiz bir dönem değil. Bu yapının uzun dönemde değişmesi ne yazık ki beklenmiyor.

 Dünyanın en iyi strateji gurularından Gary Hamel, “Yönetimin Geleceği” adlı kitabında, yaşam biçimlerimizi kökten değiştirecek farklı değişkenler getireceğine dikkat çekiyor. Hamel’ın üzerinde durduğu noktayı, ünlü guru Tom Peters ise artık hiçbir şeyin babalarımızın yaşadığı dönemlerdeki gibi olmayacağından yola çıkarak ele alıyor. Hamel, diğer bir deyişle, 1980’lerden 1990’lara geçerken, 1990’lardan 2000’li yıllara geçerken değişen ve bir yönüyle gelişen sosyal ve kültürel hayat, gelir düzeyi, dışa açılma, tüketici davranışları ve yönetim biçimleri 2000’li yıllara gelindiğinde daha büyük kırılma noktalarına sahne oldu, olmaya devam edeceğini söylüyor.

 Peki, Yeni Normal hayatımızı nasıl değiştirecek? Yönetim danışmanları içinde bulunduğumuz “Yeni Normal”in prensiplerini ortaya koyarken, Yeni Normal’in daha çok düzenleyici ve denetleyici önlemleri ön plana çıkartacağı belirginlik kazanıyor. Öyle ki ”Ak akçe, kara gün içindir” sözü, Yeni Normal’in sloganı olacağa benziyor.

 İşe alımda yeni dönem

Yeni Normal’in etkisini aktif olarak göreceğimiz bir diğer alan ise işe alım kriter ve süreçleri. Özellikle de eleman sirkülasyonu… Çünkü global kriz, yetişmiş bir elemanın şirketten ayrılmasının da bilançoya ciddi zarar olarak yansıdığını gösterdi. Özellikle son yıllarda yapılan işten çıkarmalar, bir elemanın işten ayrılmasının şirkete maliyetinin, onun bir yıllık ücretinin 1,5 katına ulaşabildiğini gösterdi. Bir yöneticinin işten ayrılması ise şirketi o kişinin yıllık ücretinin 2,5 katı zarara uğratıyor.

 Verimliliğin bu derece önemli olduğu bir dönemde, doğru pozisyonda doğru kişinin çalıştırılması daha da önemli hale geliyor. Doğru pozisyonda doğru kişiyi çalıştırmayan şirketler ise verimli olamıyor. Bu da Yeni Normal dönemde şirketlerin işe alımlarda ince eleyip, sık dokuyarak eleman seçimlerinde çok daha titiz davranacakları anlamına geliyor. Microsoft Türkiye bu konuda önemli bir adım atarak stajyerlerine bile “assessment” yani değerlendirme merkezi uygulamaya başladı. Maliyetleri nedeni ile sadece yönetici pozisyonundaki isimlere uygulanan değerlendirme merkezi uygulamaları, Yeni Normal ile birlikte daha çok kullanılır oldu. İşe alınacak ya da terfi ettirilmesi düşünülen aday seçiminde, yüzde 60 gibi yüksek bir oranda doğru karar verilmesini sağlayan değerlendirme merkezi uygulamaları da Yeni Normal dönemin yıldızlaştıracağı uygulamalar arasında.

Bu konuda görüşlerini aldığımız Assesment Systems Kurucu Ortağı Levent Sevinç, “İçinde bulunduğumuz dönemde şirketler, değerlendirme merkezi uygulamalarına daha fazla başvurmaya başladı. Bu klasik insan kaynakları testlerinden çok farklı. Değerlendirme merkezlerinde adaylar kendilerine verilen bir proje veya problem üzerinde çalışıyor, sunumlar yapıyorlar. Bu yöntemde iş ortamının bir nevi simülasyonu oluşturuluyor. Adayların tutum ve davranışları, kişilik yapıları, takım çalışmasına yatkın olup olmadıkları gözlemleniyor. Bu da şirketlerin hatalı karar verme oranını düşürüyor. Sonuçta daha fazla verimlilik ve süreklilik oluyor” diyor. 

Yeni Normal döneminin normalleri olmayı başarmak dileğiyle…

[1] HAMEL, G. ve BREEN, B. (2008). Yönetimin Geleceği, İstanbul: Optimist Yayınları, 2008.

Yazarın Diğer Yazıları 18

Yorumlar

  • Ellerine sağlık. Evet, empati meselesi her alanda önemli. Ama burada daha da önemli…

    Mehmet Kara / 29 Mart 2010, 16:07

Yorum Yaz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Etiket Bulutu

Bu blog Bersay İletişim Platformu ürünüdür. Tüm hakları saklıdır. İçerikten yazarları sorumludur. Yazarın adı bildirilerek, ve yazıya link verilerek bir paragrafı aşmayacak şekilde alıntı yapılabilir. Herhangi bir yazının izinsiz tamamen kopyalanması durumunda hukuki işlem yapılacaktır. © 2000 - 2009

Altyapı: Wordpress
Tasarım/Uygulama: Urbsz | Urban Interactive